Kısa Devre

2-25 Nisan 2009 Evin Sanat Galerisi Bebek-İstanbul

Kısa Devre

Temiz Eller, temiz toplum için kısa devre bir fikir yürütmeyle naif beklentileri koruma altına alıyor; “Umut bazen geleceği öngörmektir” önermesini düşünüyor; “Bakalım bu sergi krize çözüm olabilecek mi?” sorusunu ortaya atıyor. Değer biçmenin, değerin ne olduğuna karar veren, değeri belirleyen sistemin “spekülatif” olduğuna işaret ediyor. Sahicilik, inandırıcılık, nesnellikler, gerçek ve gerçekçilik üzerine bir dizi düşünce öneriyor. Çareye yabancı kalmış gerçekçilikten kasıt, mağdura değil mağrura bakıyor.

Resmigeçit türevi sergileme düzeni içerisinde izleyicilerin bakışlarına sunulan “Phis-kos” serisi 9 tasvirden oluşuyor. Krizin küresel ölçekli “dokuz doğurtan” “new man brothers” sendromuna bakan, sosyal psikoloji ”Resmi Geçit”i 9 tasvir. Bir ezberi bozuyorlar; fotoğrafa bakarak resmedilmek yerine hayalden yapılmış tuval üstü yağlıboya resimler, göstermelik tasvirlerdir. Tuval bezi beyazı üstünde kendi hatları içine sığınmış tasvirler mekânsızdırlar. Muhtemelen sergilendikleri mekânın parçası olacaklardır. Yazısız resimlerdir, sözü çağrıştırırlar. “Yazı-resim” ile alakaları vardır. Hatlar rengi içeride tuttuğu için ışığı içinden geçiren, ters ışıklı gölge oyunu tasvirlerine benzerler. Karagöz’e benzer beyzadeler, Çelebilerdir.

Arkaik bir gözün, mesela, halk deyişiyle “Yazılıkaya” gibi antik dini mekânlardaki kutsal tasvirlerin el, kol ve ayak hareketlerinin, duruşlarının taklit edilmesi, şemanın uygulanmasıdır. Antik savaş ve zafer anıtlarındaki kahramanın, tanrı-insanın anıt mezarlarında bulunan hikâyeci kabartmaların yan yana diziliş nizamının veya benzeri modern anıtların, kitsch uyarlamalarla yüceltilesi bir iktidar ideası kuran grafik düzenlemelerin, çağdaş, güncel otoritenin görece sembolik tasvirleriyle yer değiştirmesi fikridir. Sivillere bürünmüş resmi otoritenin tasvirleridir: memurdur, amirdir, hâkimdir, askerdir, imamdır, şeyhtir, patrondur, hatta tüzel kişidir; şirkettir, ceo’dur, görevlidir, damattır, erkektir, borsacı veya hocadır, yerlidir, yabancıdır. Globaldirler, her yerdedirler; bireydirler, iyi, örnek vatandaşlardır. Mükemmeliyetçilik çoğu kez ayıbın kılıfıdır. Şöyle bir çelişki de görmezden gelinemez: “İktidar”, en küçük birimde bile mevcuttur; kocanın karısına, annenin çocuğuna, çocuğun hayvana yaptığı eziyet, bir başka iktidar alanının daha inşa edilmesi, iktidarın tekrar edilmesi demek değil midir? Takım elbisenin bu durumun evrensel karikatürü olduğu göz ardı edilemez.

Ayakta durup derinlere bakan klasik Hero’nun yerine, bakanın gözünün içine gözünü dikmiş bir bakıştır bunlardaki, “nazar” halimizi tedirgin eder. Gözler boşta durur, içini ararsın nafile, bulamazsın. İçine girilemeyen, bir başka deyişle içi olmayan, ruhuna kavuşamayan biblonun gözleridir. Gösterdiği şey değil, onun göstermelik tasviridirler. Hiçbirisi birinin portresi değildir; kapitalist birey için modern düşüncenin önerdiği kavram ile maske, persona:  İçerideki “ben”i dış gözlerden saklar, içi dışı farklıdır, bilenemez içeride ne var.

Nesnenin yapıcısı emek ya da ihtiyaç değerin belirleyicisi olmaktan çıkınca bilgi kaynağı belirsizleşir, önemsizleşir, tarihsel izlek de yitirilir. Spekülasyon değeri belirler, balonunu şişirir. Net gerçeğin, brüt fikir ile tartılması zihin bulantısına işaret eder. Karamsar, umutsuz dünyanın kristalize şüphesi, idealize değerler sistemini gösterir. Spekülatif bilgi vesvese ve kuruntudur, şişkindir, suiistimale açıktır. Güvenilirlik bundan böyle tercihe bağlıdır. Arkasından tipik hamleler gelir, kısa vadeli vurgunlar. İstatistikler dalgalanır. Umut kâr demek olur, grafikler kader. Balon patlar, kriz hortlar. Bu böyle sürüp gider.

Veri tabanı demeye gelen Kodeks,  güveni tesis etmek içindir. TDK “ilaçların formüllerini gösteren resmi kitap” diye yazar. İzin verilmiş kimyasalları tarif etmek için gıda kodeksleri de yayınlanır. Kodeksler ilk yazma kitaplar, kutsal bilgilerin yazılı olduğu kâğıtlardır. Kurallar dizini anlamında da kullanılır. Kodeks ironik olarak, bilimin resmi makamla buluşmasıdır. Resmi makamın, bilirkişinin tespiti, noterin onamasından sonra güven tesis edilir. Bu sergi resmiyet ile ilgilidir.

Bu “resimli geçit” bireysel psikolojileri gösterir. Resmi yakınlıklar içindeki gayri resmi samimiyetler… Fiskos yapan tasvirler. Sohbet eden, iletişim kuran, bilgi ve rapor aktaran, haber veren, cemiyetin mütalaa halindeki resmiyeti. “O kadar yakındım, konuştuklarını uzaktan dinledim” der bir TV futbol yorumcusu, istihbaratını anlatırken. İstihbarat eğer ki bilgi alma demektir, o vakit iletişim mevzuudur. Bilgi bir başka bilgiyi oluşturur. Bu da yorumdur. Haber niteliğindeki bilgiye olan güven de itibaridir, seçime bağlıdır. Laf lafı açar, fısıltı gazetesi çalışır, bilginin kökeni belirsizleşir, önemsizleşir. Bilgi habere, haber unutmak için duyduğumuz her şeye dönüşür. Yabancılaşma da böyle bir şeydir.

Hakan Gürsoytrak