Sır ve Zaman

Gündelik gazetelerde yayınlanan haber fotolarının kaynak olduğu, tuval üzerine yağlı boya resimler yapıyorum bir süredir. Çizgi romanın ve özellikle karikatürün hicivli biçimsel dilini, yağlı boyanın batılı yüksek sanat kuralları ile harmanlıyor, yüksek sanatı saçmalaştırmaya uğraşıyorum. Oldukça organik, hareketli ve değişken kent mimarisinin başıbozuk ve faydacı geometrisini resimlerin inşasında temel alıyor, resimleri benzeri bir yamuk geometri üzerine yapılandırıyorum. Mahalli gözlemlerlerle ele aldığım imgeleri, bireysel ifadeyi esas alan fırça vuruşları ile değil de, sözünü ettiğim mimaride bulunan dokunun karşılığı kısa, güdük darbelerin oluşturduğu bir yorumla boyuyorum.Yalınlaşan, gittikçe sadeleşen, özet ifadeler yerine alt okuma metinlerine açık, çok odaklı işler yapmayı tercih ediyorum. Geleneksel kültür ile kapitalist modernleşme sürecinin sosyal ve bireysel bellekte açtığı yarıktan kültürel şizofreniye bakmaya çalışıyorum.

Kenarlarını boyamadan bıraktığım tuvaller, fotografik kadrajı çağrıştırdığı kadar, tamamlanmamışlık izlenimi de vermektedir. Böylece, resimlerim kamusal alandaki insanın eşya ve mekanla ilişkisini vurgulamak; yarım kalmış modernleşme projesinin içselleşmiş eleştirisini hicivli bir dil ile yapmak amacındadırlar.

Toplu Nikah:

Parçacıklara ayrılmış zaman ve tekrarın sürekliliği vurgulanmaktadır. Yaşamlar her ne kadar farklıymış gibi algılansa da birbirlerine benzemekten sebep manasızlaşır. İhtiyaçlar ve  hayaller verili olanın sınırları dahilinde kaldığında, öznellikler, maalesef, görev ve çıkarların içinde erir.

Gizemli özel yaşamların dışa dönük duvarı  evliliktir. Bunun göstergesi, resmi onayı da “nikah” olduğu  için,  bu resimde toplu nikah, ki olasılık zaten evlidirler, “Sır ve Zaman” kavramına uygun düştüğünü varsaydım.

Doktor  Gürsoytrak, H.

Sır-Zaman, Türkiye ve Kore’den Sanat sergi katalog metni. Ekim 2006